200 yıldır süregelen bir araştırmanın meyvesi olarak, dolomit kristali sonunda laboratuvar koşullarında başarıyla büyütüldü. Bu mineral, dünya çapında yaygın olmasına rağmen, laboratuvar ortamında kristalleşme sürecinde defalarca başarısızlıkla karşılaşmıştı. Ancak bilim insanları, doğadaki gelgit ve buharlaşma süreçlerini simüle ederek, kalsiyum ve magnezyum karbonatın kristalleşmesini engelleyen faktörleri aşmayı başardı. Elde edilen sonuçlar, jeolojik süreçlerin laboratuvar ortamında yeniden oluşturulmasında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Dolomit kristallerinin oluşumu, atomların kristal yüzeyine mükemmel bir düzenle yapışmasını gerektiriyor. Doğal şartlarda, bu süreç yaklaşık 10 milyon yıl alırken, laboratuvar ortamındaki deneyler şimdiye kadar etkisiz kalmıştı. Özellikle 32 yıl süren deneyler bile sonuç vermemişti ve bu durum, bilim camiasında konunun bir “çıkmaz” olduğu anlamına geliyordu.
Hokkaido Üniversitesi’nden araştırmacılar, iletim elektron mikroskoplarıyla elektron ışınlarını kullanarak bu sorunu çözmeyi başardı. Işınların su moleküllerini parçalayarak oluşturduğu hafif asidik ortam, kristal yüzeyindeki hatalı atomları çözerek, kristal büyümesini engelleyen unsurları ortadan kaldırdı. İki saatlik periyotlarla uygulanan bu yöntem sayesinde dolomit kristalinin laboratuvar ortamında büyümesi sağlandı.
Sonuç olarak, 300 katmandan oluşan yaklaşık 100 nanometre derinliğinde dolomit kristali elde edildi. Önceki bilimsel çalışmalarda bu seviyenin yalnızca 5 katmanı geçebildiği belirtilirken, ulaşılan 300 katmanlık seviye, önemli bir bilimsel ilerleme olarak kaydedildi. Bu keşfin, yalnızca jeoloji alanında değil, malzeme bilimi ve endüstriyel kristal üretimi süreçlerinde de köklü değişiklikler yaratması bekleniyor.